Yalnızlaştıran Teknoloji

Webster tarafından 4 Mart 2016 tarihinde yazılmıştır.

Bundan yaklaşık 20 yıl öncesinde cep telefonları henüz herkesin eline düşmemişken, iletişim sadece sabit hatlardan, porno film mektuplardan sağlanıyordu. Komşularımız vardı mesela. Bazı akşamlarda akraba ziyaretleri olurdu. Odun sobasında pişmiş kestaneler yenip yanında çaylar yudumlanırken televizyonda o akşam ne varsa o izlenirdi. Yemeklerde tüm aile bireyleri aynı masada oturur yemekler yenirken sohbetler edilirdi.

Çocukların ellerinde oyuncak mağazalarından alınan pahalı oyuncaklar ya da teknolojik ürünler yerine bez bebekler erotik ya da küçük oyuncak arabalar olurdu. Zamanın herkes için kötüleştirdiği bir ortam yoktu ve çocuklar arkadaşlarıyla evlerinin önünde özgürce oynayabiliyorlardı. En önemlisi de çocukların arkadaşları vardı. Sinemalara, lunaparklara gidilirdi, mahallede maç yapılır ya da saklambaç oynanırdı.

90’lı yılların ortalarında cep telefonları yayıldı. Artık iletişim daha da kolaylaşmıştı. Dışarıdayken ulaşılabilir olmak amatör porno günlük işlerimizi kolaylaştırmıştı. Yavaş yavaş evlere bilgisayarlar da girmeye başladı ve dolayısıyla internetle ulaşılan koca bir dünyayla tanışıldı. Telefonlar ve bilgisayarlar yayılmaya ve gelişmeye başladıkça fark edilen şu oldu; onlar olmadığı zamanlarda hayat çok zormuş…

Şu anda teknolojinin gelişiminin en üst seviyelerindeyiz ve sürekli kendini yenileyen-değişen bir süreç içerisindeyiz. Teknolojiyle doğup büyüyen bir nesil olarak elimizdekilerin hala yeterli olmadığını, yeni bir seviye daha geçmeyi bekler olduk.

2000’li yıllardan sonra, telefonlar sadece konuşmak ve mesajlaşmanın dışına çıkmış, oyun oynama, sosyal sitelere dâhil olma gibi faaliyetler için kullanılır oldu. Anne babalar çocuklarını oyalamak için cep telefonlarını çocuklarının ellerine bıraktılar. Artık ebeveynlerin çocuklarına, mahalle arasında top koşturmalarına, evcilik oynamalarına izin vermediği bir zamanda yaşamaktayız. Çünkü sokaklar teknolojiden çok daha tehlikeli bir hal almış durumda. Tabii tablet veya telefon kullanımın 3-4 yaş seviyesine indiği bu dönemde, çocukların hayattan izole ve asosyal birer kişiliklerinin olacağını kimse tahmin etmemişti.

Gününü bilgisayar ya da telefonuna bağımlı yaşayan, sosyalleşmeyi yanlış öğrenen bu nesilde fiziksel ve psikolojik sorunlar görülmeye başlamaktadır. Hayatında futbol oynamamış, bisikletten düşmemiş, dizi kanamamış bu çocuklarda yetişkinlerde görülen ağır hastalıklar ortaya çıkmıştır. Hareket etmeyen ergenlik dönemindeki bir çocuğun kas iskelet sistemi, sürekli aynı pozisyonda olması nedeniyle doğru gelişememektedir. Buna ek olarak obezite yaygınlaşmaya başlamıştır. Çocuklar artık evde playstation gibi konsol oyunları, bilgisayar oyunları ya da tabletlerine indirdikleri oyunları oynamayı, dışarı çıkıp arkadaşlarıyla birlikte vakit geçirmeye tercih etmektedir. Dolayısıyla yalnız bireyler olarak yetişmektedirler.

Artık komşularını dahi tanımayan yetişkinler bile akrabalarını ve varsa arkadaşlarını sadece Facebook, Twitter ya da İnstagram gibi sosyal ağlardan takip ediyorlar. Bir arkadaş ile görüşmek Whatsapp, Chat on, Messenger gibi sohbet kanallarından gerçekleşmektedir. Yeni evli bir çiftlerin de içinde bulunduğu bu yalnızlaştıran teknoloji, aynı evde iki kiracı gibi, paylaşım olmaksızın yaşamalarına neden olmaktadır. Biri telefonunda arkadaşlarıyla sohbet edip, dizi izlerken, diğeri maç izliyor ya da oyun oynayabiliyor. Aile sofralarında yemekler yenirken ortama sessizlik hâkim olmaktadır. Konuşacak hiç bir şey yokmuş gibi herkesin elinde cep telefonu bulunmaktadır.

Geçmişe dönüp bakıldığında aslında şimdi olduğundan daha sosyal, paylaşımcı ve mutlu bireyler olduğumuzu görmemiz mümkün. Ama maalesef teknolojiyle büyüyen neslin sosyalleşme anlayışı, yüz yüze sohbet etmek, eğlenmek, bazen karşılıklı susmak değil, elinde bir akıllı telefon ve çantasında bir tablet ile sürekli online kalmaktır.

Bir önceki yazımız olan 3.0 USB nedir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

4 sene önce yazılmıştır.
EtiCanlar:
"Yalnızlaştıran Teknoloji" bu yazı 4 Mart 2016 tarihinde saat 23:22 sularında "Genel" kategorisinde yayınlanmış olup "Webster" tarafından yazıldığı sanılmaktadır..Ve sayaçların yaptığı açıklamaya göre 480 kere okunduğu söylenmektedir..Ayrıca Henüz yorum yazılmamış bir konudur
  • FriendFeed'de Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Twitter'da Paylaş
  • Bu Yazı Hakkında Birşeyler Demek İstermisiniz?





    Her Hakkım Saklıdır®™